“-Ben bu kadarım.”

Bir insan Dünyayı vizyonu kadar algılayabilir, beynine yüklemiş olduğu algılarla bakabilir etrafına, kendi fikirleri kadar olayları yorumlayabilir. Algılarınız ne ise sizde o kadarsınızdır. 

Yıllar önce izlediğiniz bir filmi tekrar izlediğiniz zaman farklı tatlar alabiliyorsanız, farklı detayları görebildiyseniz  eğer perspektifiniz bir önceye nazaran genişlemiş demektir.

Fotoğraf çekmeye ilgi duyduğunuz zaman artık etrafınıza daha değişik bir gözle bakmaya başlarsınız yada bir müzik aleti çalmaya başladığınız zaman ortamdaki sesleri daha farklı yorumlarsınız. Kendi vizyonunuz genişledikçe algılarınız daha fazla açılmaya başlar ve bulunduğunuz ortamlarda algıda seçicilik dahada genişler.

İnsan psikolojisine merak saldıysanız eğer karşınızdakini daha değişik bir gözle izlemeye başlarsınız yada bir diksiyon eğitim aldıysanız, konuştuğunuz insanın cümleleri artık sizin için başka bir anlam taşır.


Diyelim ki elinize her hangibir gazeteyi aldınız ve okumaya başladınız, bu gazeteyi okumanız 2 saatte sürebilir 5 dk da sürebilir işte bunun nedeni sizin ilgileriniz, meraklarınızdır.

Turistik olarak yeni bir şehirde gezerken sizin ilginizi çeken milyonlarca şeyde olabilir yada üç beş tane detayda olabilir.

Teknolojiyi takip ediyorsanız, bir teknoloji markete girdiğinizde saatlerce gezebilirsiniz ama ilginiz yoksa  5 dk bütün mağazayı bitirebilirsinizde.

Tarihi bir mekanı gezdiğinizde onlar size dağ taşta gelebilir, yüzyıllar öncesini anlatan bir “yaşam”da gelebilir.

Kimisi yoldan geçen bir arabanın motor sesini duyunca o arabanın modelini bile söylerken, kimisi o sesi duymaz bile, işte tamda bu algılarımızdır.

Kısacası; İnsan, Dünyayı algıladığı kadarıyla yaşıyor, algıları kadar değerlendiriyor. Asıl unutmamız gereken şey; bu algıları biz yaratıyoruz. (yada bu algısızlığımızı biz yaratıyoruz)

Kendimden; Ben ise bu siteye sadece algıladıklarım, ilgi alanlarım, baktığımda görebildiklerim kadar yazı yazabiliyorum.  Yani ben sadece bu kadarım.

Bir önceki yazımız olan Kabul edin, artık yetişkinsiniz! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

6 Responses

  1. ya sen nasıl böyle yanlış anlayan insan oldun…

    Sonsuz olan bilgi,bizim vizyonumuz sonsuzluğun içinde her zaman küçük bir nokta.

    Ben her zaman gelişim içinde olucam ama bunun yanında da sonsuz bilginin içinde küçük bir nokta olarak kalıcam…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top