“Mutlu bir çocukluk için hiç bir zaman geç değildir”

Ünlü psikiyatrist Veronika’nın duvarında yazıyor bu söz.

Geceleri niye her düşünce daha abartılı?
Çocukluk kendini aynen büyüklüğe kopyalar mı?
Dün gece rüyamda, bir taşı çevirdim ve binlerce ayağı olan bir canlı olduğunu gördüm, bu ne demek?
Her sabah rüyalarımızın ne olduğunu bulmaya çalışmalı mıyız?
Eğer çocuklukta bir yere takılmışsak, o çapayı oradan kim nasıl çıkarır?

Ve bunun gibi bir sürü şey. Yeni bir membaa bulmuşçasına, aklımızdaki her soruyu cevaplamış ünlü psikiyatrist. Böyle durumlarda en şaşırtıcısı, böyle soruları herkesin hep merak etmesi. Kimsenin hiç cevap bulamaması. Herkesin hep araması. Hayatın sudokusu bunlar. Öyle boş anında, yapar, hayatı çekiştirir, bırakırsın. Hmm, cevapları dediğim gibi yok.

Rüyalarımızı sürekli düşünmemize ve çözmeye çalışmamıza gerek yok. Her rüya kişisel kodlarla dolu. Yani, deniz gördün ferahsın, bir yerden düştün başarısızlık korkun var falan gibi genellemeler yok. Eğer yaşlı kadın dolabın arkasında saklanıyorsa, kendine sorucaksın: Bu yaşlı kadın kim ya da ne olabilir? Orası neresi olabilir? Herkesin cevabı, kodlaması farklı.

Bayan Veronika, çocuklarının iki yaşlarındaki videolarıyla, yirmi küsur yaşlarındaki videolarını karşılaştırınca, karakterlerinin ve davranışlarının tamamen aynı olduğunu görmüş. Bir karakterle doğuyoruz ve neredeyse hiç değişmiyor.

Çocuklukta takıldığın yerden çıkmanın, en azından çıkmaya çalışmanın teknikleri var. Psiko drama, terapi gibi. Çocuk yazımızla, yanlış bildiğimiz ya da yanlış yazdığımız bir cümlenin, ömür boyu üzerinden gidiyoruz. Sonra da ömür defterinin her sayfasına izi çıkıyor.

Özetin özeti: Umarım güzel bir çocukluk geçirmişsinizdir…

Bir önceki yazımız olan %100 başlıklı makalemizde 0 mutluluk, huzur ve mutluluk hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top