Gelir Modeli

Girişimcilik serüvenimde öğrendiğim en önemli noktalardan biri olan, gelir modeli hakkında bildiklerimi paylaşmak istedim. Gelir modeli, bir işletmenin can damarıdır, işletmeler karsızlıktan dolayı iflas etmezler, tersine büyük karlılık oranlarına sahip oldukları halde  iflas sebepleri; gelir modelini doğru kurgulanmaması ve bununla bağlantılı olarak nakit akışını sağlanamamasıdır.

Gelir modelini örnekler ile anlatmak en iyisi, aslında örneklerden birisi doğru veya birisi yanlış olarak kategori etmeyeceğim, sadece yeni Dünya düzeninde mevcut olan gelir modellerini ve eski düzendeki gelir modellerini birbirleriyle eş olan işler/firmalar üzerinden kıyaslamalı olarak göstereceğim.

Şahsi fikrim; yeni nesil gelir modellerinin ölçeklenebilirliği, katma değeri ve dolayısıyla karlılığı daha yüksek.

Bununla birlikte, “Gelir modeli nedir?”, “İş modeli nedir?”, “Business Canvas nedir?” gibi soruların cevaplarını burada yazmayacağımı, sözlük karşılıklarını internette rahatlıkla bulabileceğinizi düşünüyorum. Sadece benim “Yeni Nesil Gelir Modeli” olarak adlandırdığım gelir modelini kısa açıklayacağım. Yeni nesil gelir modeli; bir ürünü veya hizmeti salt satıp parayı almak ve kar elde etmek değil. Bir ürün veya hizmetten devamlı bir gelir elde etmek üzerine kurulu. Bu gelir modelinde tüketicilerden para, abonelik üzerinden alınıyor.

Gözlemlediğim, yeni nesil gelir modeli içeren firmalar ile eski nesil gelir modelleri içeren firmalar;

Desi; Yıllardır bildiğimiz ve hatta zamanında benim tek alarm markası olarak bildiğim alarm firmasıydı. Peki bu firmanın gelir modeli neydi? Alarmı satar, maliyetinin üzerine karını koyar ve karşılığını alırdı ve hatta hatta tahminim, alarmlar desinin kendi fabrikasında üretilir ve artık bu alarmı desi bayinden mi alırsınız, Karaköyden mi alırsınız orası desiyi ilgilendirmezdi bile. Aslında desi sadece, plastiğini üreten, içindeki kartı üreten! ve fabrikadan kaç tane alarm kutusu çıktığına bakarak karını hesaplayan bir firma.
gelir modeli
Pronet; İlk çıktığı dönemlerde günde “1$’a Alarm” mottosuyla çıkan, gidip pronet bayilerine veya özel stantlardan başvurduğunuz, evinize – işyerinize gelip alarm/güvenlik keşfi yapan, güvenlik cihazlarını takan (Alarm, kamera vb) daha sonra bunları merkezinden izleten, yeri geldiğinde polise haber veren vb. gibi hizmetleri olan ve aylık aidat/abonelik mantığıyla sizden para alan, nakit akışını sağlamış bir firma.

Kanımca, bir tane örnekte bile eski nesil gelir modeli ile yeni nesil gelir modeli arasındaki fark çok net kendini belli etmiştir.

Eski nesil gelir modeli: Ürünü sat, paranı al gerisi seni ilgilendirmez, en fazla teknik servis ve yedek parça satarsın.

Yeni Nesil Gelir Modeli; Ürün + Hizmet sat, devamlı kendini geliştir, tüketicin ile devamlı iletişimde kal, tüketiciden devamlı geri besleme al, marka değeri ve marka bilinilirliği oluştur.

yeni nesil gelir modeli

Bildiğiniz off-line bütün muhasebe programları: Muhasebe programını ciddi paralara alırsınız, ne aldığınız da kısmen meçhuldür, aldıktan sonra vazgeçseniz kaç yazar parayı ödemişsiniz bir kere.

Ek gelir olarak yıllık bakım anlaşması ve eğitim satarak ek gelir elde ederler. Aslında klasik , bildiğiniz iş ve gelir modeli. Belki bu programları bir kere alıp bir daha aldığı firma ile hiç kontağı olmayan, kontağa gerek duymayan binlerce iş yeri var. Bir kere program satılmış ve onun dışında müşteriden bir daha hiç ciddi bir para kazanılamamış.

Paraşüt: Online bir ön muhasebe programı, ilk ay ücretsiz, al dene, aylık cuzzi sayılacak bir abonelik ücreti ile sahip oluyorsun, eğitimleri bedava, firma devamlı sitelerinden eğitim servis ediyor, 7/24 destekleri bedava.

90.000 kullanıcısı var en ucuz aylık abonelik parası 30 TL. Abonelik bedelin belli, müşteri sayını biliyorsun, standart sapmalar ile birlikte çok rahat bir şekilde gelecek ay ne kadar gelir elde edeceğinin projeksiyonunu çıkarabilirsin hatta sapmalar artsa bile yıllık ne kadar gelir elde edeceğini biliyorsun.

Geri beslemeler ile programı devamlı besliyorsun, müşterilerin gelecek ay/yıl da sistemde kalsınlar diye efor harcıyorsun. Programa + hizmetine katma değer katmaya çalışıyorsun.

Belki rakamlar ile konuşmanın yeni nesil gelir modelinin etkisini gösterdiğini düşünüyorum. Aslında bu yazıdaki gayem eski nesil gelir modelli firmalar kar elde edemiyorlar, karlılık oranları düşük, o model kötü demek değil, sadece yeni nesil gelir modeli yapısının çok farklı bir boyut olduğunu göstermek istedim.

Aynı zamanda verdiğim örneklerden de yola çıkarak yeni nesil gelir modeline sahip firmaların globalleşmesinin çok daha kolay ve sağlam olacağını da eklemek isterim ve yeni nesil gelir modeli ile global bir marka olduğunuz zaman ölçeklenebilir bir iş modelinin nimetlerinden fazlası ile yararlanamayacaksınız.

Ama yeni nesil gelir modeli ile iş yapmak eski nesile göre fazladan efor istiyor, durmaksızın gelişim istiyor, yüksek müşteri memnuniyeti istiyor, inovasyon istiyor. Konvasyonel bir hizmeti veya ürünü üzerine inovasyon katmadan abonelik sistemi ile gelir elde etmeniz oldukça zordur.Tabi bu saydığım fazla efora karşılık ise ölçeklenebilir bir gelir modeline sahip olacaksınız, bu ise yeni nesil şirketlerde günümüzde en başta istenilen başlıktır.

Ben yeni nesil gelir modeline ve ölçeklenebilir iş modeline sahip start-up’ların Y ve Z kuşağından çıkacağına ve Türkiye ekonomisine ciddi fayda sağlayacağına, ciddi ihracatlar yapacağına inanmaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top