Maneviyat > Maddiyat

Maddiyatın maneviyata çevrilmediği sürece mutluluk getirmeyeceğini düşünüyorum ve okuduğum bir yazıda bunun bir araştırma ile ispatlandığını gördüm.

Kendi çapımda “Paralandığım” şu günlerde insanların sadece nasıl para ile mutlu olabildiğini düşünür olmuştum. Tüketim toplumu olmanın getirdiği kurallar vardı adeta; para kazan, ilk iş araba al, sonra bir ev alırsın ama tabi sonrasında arabanın modeli eskiyecek, ee ileride bir evde daha al rahata kavuş falan falan. Bunlar adeta birer kural, kime sorsanız insanların gayeleri, hayalleri bu. (Belkide bunlar doğru, herkesin doğrusu kendine)

İşte bende kendi doğrumu bir gazetede gördüm ve sitemde paylaşmak istedim;

Parayla mutluluk oluyormuş;

Tek bir şartla: Parayı başkalarının mutluluğuna harcarsan.

Küçük, basit deneyler yapıyorlar. Mesela bir üniversiteye gidiyorlar ve öğrencilere 5 dolarla 20 dolara arası para veriyorlar. “Bu parayı istediğin gibi harca” diyorlar. Bu bir üniversite öğrencisi için büyük bir para değil. Kimi gidip beğendiği bir küpeyi alıyor, kimisi kahve alıyor, kimisi de ihtiyacı olduğunu düşündüğü birine veriyor. Daha sonra mutluluk seviyelerini ölçtüklerinde, parayı başkasına verenlerin daha mutlu olduğu çıkıyor ortaya. Başta parayı kendileri için harcarlarsa daha mutlu olacaklarını söyleyenler bile, başkaları için harcadıklarında daha mutlu oluyorlar.

Harvard Business School’un 630 kişi üzerinde yaptığı bu araştırma gösteriyor ki, “ne kadar para kazandığına değil, parayı nasıl harcadığına” bağlı mutluluğun. Eğer 2012’de bir üst bilinç gibi bir şeye geçilecekse, bence bu kendi dışımızdaki gerçeklere açılan üçüncü gözümüz olacak. Dünyanın toprağından, saçını yolar gibi çekip aldıklarımıza ve bedenine kül tablası boşaltır gibi boşalttığımız çöplerimize bakıp biraz daha utanacağız. ‘Ben ben ben, kendim kendim kendim, bana bana bana’; yerini ‘sen siz onlar, sen kendin onların kendileri, sana size onlara’ya bırakacak. Cümlelerin özneleri ve yüklemleri değişecek. Her gün bunu böyle yapmamızı hatırlatan şeyler ispatlanmaya başladı bile.

Bırakın, 5 doları 20 doları. Sene sonunda 3 binle 8 bin dolar bonus alanların mutluluk durumuna da bakmışlar. Aldığı bonusu başkalarıyla paylaşanlar, daha fazla bonus almış olanlardan bile daha mutlu. Bonusu nasıl harcadığın, bonusunun miktarından daha önemli. Eminim hepimize tam tersiymiş gibi geliyor. “Ne kadar çok bonus alırsam, o kadar mutlu olurum” gibi bir inanış var. Buna inanıp bonusunu alanlar pek iyi bilirler ki, para onları hayal ettikleri yere götürmüyor. Para sadece parayla gidilen yerlere götürüyor. Fakat bir bakıyorsun, mutluluğun orda değil. Mutluluk parayla alınamayan şeylerde.Kim derdi ki mutluluğumuz, başkalarının mutluluğunda!

Demek ki en kaba tabiriyle şunu söyleyebiliriz: Bir hayıra harcamak, bir hıyara harcamaktan daha mutluluk verici. Bugünün noktası da bu olsun.

Bir önceki yazımız olan Meral Okay'dan Mektup başlıklı makalemizde meral okay, meral okay kaybettik ve meral okay mektup hakkında bilgiler verilmektedir.

One Response

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top