Neden Uludağ Makine ?

Tercih dönemi yaklaşıyor ve öğrencinin kafasında sınavdan sonraki en büyük soru işareti “-Nereyi, neye göre tercih edeceğim?” işte bu yüzden kendi tecrübemi daha tazeyken, hatta hala üniversitede okurken yazmak istedim, aslında bu yazının başlığı iki tarzda olabilirdi  “Neden Uludağ Üniversitesi Makine yada Neden Uludağ Üniversitesi Makine değil? ilk olarak ben güzel üniversitemin, güzel bölümünün artılarından başlayacağım.

Artıları

1) Sonuç olarak Bursa gibi bir sanayi şehrinde okuyacaksınız, şehrin her yeri fabrika, her yeri sanayi, her yerinde irili ufaklı veya mega fabrikalar var, peki bu hep söylenen klişe sözün arkasında ne var, yani bir sanayi şehrinde okumanın ne gibi faydaları olabilir ki? bu durumu da kendi içinde maddeleyecek olursam;

a) Staj imkanı, iş imkanı yüksek yani daha küçük bir sanayi şehrinden geliyorsanız eğer, okul bittikten sonra memleketinize dönmenize gerek yok, rahatlıkla Bursa’da sanayide iş bulabilirsiniz.

b) Sanayiden makine mühendisliği bölümüne büyük destek var, bunun en büyük örneği üniversitedeki bütün binalar dökülürken makine mühendisliği binasının “Durmazlar Makine” tarafından ayrı bir bina olarak yaptırılması  (geniş, aydınlık, klimalı, temiz, ferah, projeksiyon cihazının standart olduğu sınıflarda eğitim)

c) Büyük sanayi devlerinin olduğu bir şehir (Bosch, Tofaş, Renault, Karsan, Durmazlar Makine vs. vs.) her hafta düzenli olarak makine mühendisliği bölümü tarafından yapılan seminerlere bu firmalarının müdürlerinin, mühendislerinin gelmesi ve size tecrübelerini anlatması büyük bir olasılık.

2) Oğrenci başına düşen öğretim görevlisi sayısının yüksek olması, Prof sayısının fazla olması ve bu profların düzenli olarak ders anlatması, yani öyle kağıt üzerinde dersi prof veriyor ama derse asistanın gönderiyor gibi bir durum yok. Teknik seçmeli 2 kredilik “kıytırık” bir ders olarak adlandırcağanız derse bile proflar giriyor.

3) Fiziki koşulların yeterliliği, güzel ve yeni bir binada eğitim alma imkanı.

4) Şehir dışından Bursa’ya gelecek öğrenciler için, mükemmel bir sosyal ortam sunan, öğrenci köyü olan Görükle ve aynı zamanda yine şehir dışından gelecekler için geniş devlet yurdu, üniversite yurdu ve özel yurt seçenekleri.

5) Makine mühendisliğinde, dallarında uzman hatta marka olmuş hocalardan ders alma imkanı, bunların başında her halde Fatih C. BABALIK gelir her halde, bu hocamızın yazdığı MAK-EL kitabından dersi öğrenmek yada kendi alanında, Termodinamik alanında marka olmuş Recep YAMANKARADENİZ’in kitabından bu dersi almak.

6) Her üniversitenin marka olmuş, diğerlerinden daha fazla gelişmiş bölümü vardır ya işte bu bölüm uludağ üniversite için makine mühendisliği.

7) Ve sonuç olarak Bursa’da Uludağ Üniversitesinde Makine Mühendisliği okuyacaksın, tamam bir ODTÜ makine, yada İTÜ makine tabiki değil ama doğudaki yeni açılmış bir makine mühendisliği değil yani.

Eksileri

1) Pratik adına hiç bir şey yok, bütün dersleri tamamen teorik görüyoruz.

2) Bu sene 4. sınıf oldum okulda daha elim bilgisayara değmedi. Bilgisayar olarak, program olarak ne yapıyorsan tamamen kişisel çabanla oluyor.

3) ÖSYM nin kitapçığında bölüm %30 ingilizce yazıyor tamamen yalan bir şey, bir sene ingilizce eğitim alıyorsun (oda sadece birinci öğretimler için sağlanan bir olanak ) sonra 4 yıl boyunca İngilizce’nin I si yok. Dilini geliştirmek istiyorsan kendi kişisel çabanla bir şeyler yapmak zorundasın.

4) Sözde laboratuar dersimiz var ama 10 tane deneye girdiysek eğer 4 tane deney seti çalışmıyordu, hocalar bu konuları “- eğer bu sisitem çalışsaydı bu böyle olacaktı, şu şöyle olacaktı diyip gene aynı kitaptan anlatır gibi anlatıyor, çalışan deney setlerinde ise küçücük deney setinin başında 25 kişilik bi grup doluşuyor, şansın varsa aradan bi şeyler görüyorsun, şimdi laboratuar deyince sizin aklınıza deneyin başına geçip, deneyi sizin kendinizin yapacağı hayali doğmuştur ama işte bu hayalden öteye geçemez uludağ makinede 🙁

5) Çoğu hoca dersi kitaptan anlatıp gidiyor, kendi bilgisini, kendi tecrübesini sohbetini katmak yok, robot gibi okuyup gidiyorlar, pardon kitap dedim yanlış oldu bu sene yeni moda bütün hocalar projeksiyondan yansıtıp gidiyorlar.

6) Hocaların çoğundan insanı bir yaklaşım beklemeyin, çoğu derse gelir günaydın bile demeden derse başlar.

Sonuç olarak toparlayacak olursak her olguda olduğu gibi bunda da artılar-eksiler var önemli olan teraziye koyduğumuz zaman hangisinin daha ağır geldiğidir, unutmayalım ki uludağ makine bir Boğaziçi Makine, ODTÜ Makine tabi ki değil ama bir Balıkesir Makine yada ne bileyim bir Sütçü İmam Makinede değil. Ben sadece burdan tecrübelerimi yazdım artık yorum size kalmıştır.

Bir önceki yazımız olan Patent Hakkında Bilinmeyenler başlıklı makalemizde ömer kaynaklı, patent ve patent dersi hakkında bilgiler verilmektedir.

2 Responses

  1. Pi sayısı gibi Umur2000 sayısını bulup uluslararası literatüre adını geçiren Prof. Dr. İng. Habib UMUR'dan bahsetmeyi unutmuşsun 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top