Patent Hakkında Bilinmeyenler

Belkide bir ülke için gelişmişliğin, sanayileşmişliğin en büyük göstergelerinden biri; patent alınan ürün sayısıdır ve maalesef  Türkiye’deki patent başvuru rakamları ortada. Çünkü yeni bir şey geliştirirsen, ortaya yep yeni, tap taze bir fikir atarsan patent alınacak bir ürüne kavuşursun ama bizim ülkemizde sanayinin nasıl işlediği belli, yurt dışında yapılmış bi makineyi para ile satın alıyoruz, sonra o makineyi parçalayıp, aynısını kopyalayıp, satıyoruz ve tabiki bu olayın bir çok olumsuz yönü oluyor, bunlardan ilki;  Biz mühendisler potansiyelimizi, aldığımız eğitimi tasarıma,üretilecek  makineye aktaramıyoruz, sadece üretim kısmı ile ilgileniyoruz. İkincisi; kalite anlayışımız gelişmiyor, çünkü unutmayalım ki kalite tasarımda başlar, dolayısıyla kendimiz tasarlamadığımız bir üründe kalite sorunu yaşadığımızda ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Bu olumsuzlukların dışında patenle ilgili üniversite ders alığımda en şaşırdığım şeylerin başında, patentin uluslarasaı bi geçerliliği olmadığıydı, yani bir ürün ile Türk Patent Enstütisine başvuruyorsun, bu ürünün dünya çapında araştırılıyor ama aldığın patent belgesi sadece Türkiye’de geçerli oluyor. Kısacası patentin dünya çapında araştırılıyor ama aldığın belge yerel oluyor. Bunun dışında yanlış bildiğim bir noktada ve gene şaşırdığım bir konu; Bir ürün ile ilgili patent başvurusunu bir yılda istediğin ülkelere yaptın, yaptın sonra bir daha yapma şansın olmuyor yani bunun anlamı; ürünün için iyi pazar analizi yapacaksın, hangi ülkelerde satar diye düşüneceksin ve bu bir yıllık sürede o belirlediğin  ülkelerde patent başvurusunda bulunacaksın. Patent almak için ise üç temel şartın yerine getirilmesi gerekiyor;

1) Yenilik Kriteri; Patentini almak istediğin ürün dünyanın hiç bir yerinde sergilenmemiş, kullanılmamış olmalıdır şayet aynı ürün bi yerde sergilenmiş ama patenti yok, ilk davranıp patentini alma gibi şansınız yok, çünkü artık “Yenilik Kriteri”ne uymuyor.

2) Teknolojinin Bilinen Durumunu Aşması; Patentini almak istediğiniz ürün, eski teknolojiden farklı olmalı, yenilik getirmeli ama bu yenilikte “Tahmin Edilen Yenilik” olmamalı, bir örnek ile açıklayacak olursak; cep telefonun ilk çıktığı zamanlarda mesaj atma özelliği yoktu ve sonrada bir özellik olarak girdi telefonlara işte bu özellik “Tahmin Edilen Özellik” olduğu için patentlenemez.

3) Sanayide Uygulanabilirlik; Bir ürün patentlemek istiyorsunuz ve daha önce açıkladığım iki kurala uyuyor ama sanayide kullanılamıyor, kullanışsız, sanayi için gereksiz işte gene patent başvurunuz geçersiz sayılıyor ve ürününüze patent alamıyorsunuz.

Kısaca bu üç önemli kriteri özetlemek gerekirse, paten almak için; ürününüz, yeni olan, sanayide uygulanabilir nitelikteki bilinen tekniği aşan teknik gelişmeler olmalıdır.Ek bir not, patent alma süreci ile ilgili yaptığınız bütün harcamaları TUBİTAK karşılıyor.

Bunun dışında patent başvurusu yaparken kesinlikle profesyonel bi destek almalısınız, bunu nasıl yapacaksınız derseniz, üniversitelerin teknoloji geliştirme bölümlerinde patent ile ilgilenen ve profesyonel destek veren saygın öğretim üyeleri bulunmaktadır, bir örnek verecek olursam Uludağ Üniversitesi öğretim görevlisi   Ömer Kaynaklı‘dan profesyonel destek alabilirsiniz bunun dışında bir çok patent başvuru ofisi bulunmaktadır.
Burada anlattıklarım patentle ilgili sadece bir genel kültür, bir fikir vermek amacıyla anlattıklarım, kaleme aldığım yazılardır, çünkü o kadar geniş kapsamlı, detaylı bir konu ki, bunların hepsini yazsam sayfalar dolusu bir yazı ortaya çıkar her halde.


Bir önceki yazımız olan @ Antalya başlıklı makalemizde akdenizde neler yapılır, antalya ve antalya plan hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top